Archive for the ‘sağlık’ Category

Doğuştan Sigara Bağımlısı

Cumartesi, Eylül 4th, 2010

2 yaşındaki "tiryaki" sigarayı bıraktı

Endonezyalı sigara bağımlısı 2 yaşındaki oğlan çocuğu sonunda sigarayı bırakmış:) Daha önce Aldi Rızal adındaki bu bebeğin sigara içerkenki görüntüleri facebook ortamında milyonlarca insan tarafından görüntülendi.

2 yaşındaki Aldi’ye sigara verilmediği zamansa sinir krizleri geçiriyormuş.Neyseki Seto Mulyadi adındaki bir psikolog tarafından çocuğun çevresi değiştiriliyor ve resim,oyun gibi farklı alışkanlıklar kazandırmaya çalışılıyor.Psikoloğun yardımları işe yarıyor ve küçük Aldi nihayet sigarayı bırakıyor.Aldi’yi ilk sigarayla tanıştıran kişi ise henüz 18 aylıkken babası.

Kur’an-ı Kerim’de Hurma ve Hurmanın Faydaları

Pazar, Ağustos 15th, 2010

Hurma, Kuran’da pek çok ayette bahsi geçen, cennet nimetleri arasında “eşsiz-hurma” (Rahman Suresi, 68) ifadesiyle nitelendirilen bir meyvedir. Allah’ın Kuran’da bildirdiği bu meyve incelendiğinde, pek çok önemli özelliği olduğu ortaya çıkmaktadır. Bilinen en eski bitki çeşitlerinden biri olan hurma, günümüzde lezzetinin yanı sıra besleyici özelliği nedeniyle de tercih edilen bir besindir. Her geçen gün keşfedilen faydaları hurmayı, hem gıda hem de ilaç olarak kullanılan bir besin haline getirmiştir. Hurmanın sahip olduğu bu özelliklere Meryem Suresi’nde dikkat çekilmiştir.

Baş (zihin, Dimağ, beyin)

Hurma baştan başlamak üzere vücudumuzun bir çok organına elle tutulur gözle görülür tesir icra eder. Beynimizin fosfora ihtiyacı vardır. Bu da hurmada bol miktarda bulunmaktadır. Beyin ve fikir işçileri çoğu zaman yorgunluk hissederler. Kendilerini dinlendirmek isterler işte o zaman hurma yemeliler. İlim erbabı kitap erbabı  kalem erbabı işlerinin başında biraz hurma bulundursunlar yeter.

Sinir sistemi:

Hurmanın en etkili olduğu diğer bir saha da sinir sistemimizdir. Müthiş dinlendirici bir özelliği vardır. Hurma da B1- B2 vitaminleri bulunmaktadır.bunlarda zihni ve sinir sistemnini dinlendirici özelliğe sahiptirler.

(daha fazla…)

Kadınların En Güzel Olduğu Yaş

Cumartesi, Ağustos 14th, 2010

İngiliz televizyon kanalı QVC‘nin yaptığı araştırmaya göre kadınlar 31 yaşında en çekici oldukları dönemi yaşıyorlar.

Birçok kadın 31 yaşında en çekici dönemlerine yeni girmiş oluyor.

Bu yaştaki kadınlar, kendilerine olan güvenleri ve kendi tarzlarını yakalamış olmaları sebebiyle, genç kızların önüne geçiyorlar.

Ankete katılan 2000 kişinin yüzde 70’inden fazlası kendine güvenin bir kadını etkileyici kılan en önemli faktör olduğunu belirtti. Yüzde 67 fiziksel güzelliğin de önemli olduğunu belirtirken yüzde 47 ise tarza önem verdiğini söyledi.

Ankete kadınların yaklaşık üçte ikisi “güzellik yaşla gelir” tanımının doğru olduğunu kabul ederken yarısından fazlası da yaşlandıkça güvensizliklerinden kurtulduklarını ve daha güzel hissettiklerini belirttiler. Yüzde 55 ise yaşlandıkça, nasıl makyaj yapması gerektiğini öğrendiğini bildirdi.

Ayrıca anket, İngiliz kadınının güzelliği için ayda ortalama 105 Sterlin (yaklaşık 250 TL) harcadığını da ortaya çıkardı.

[mynet]

İyi Öpüşmek için 18 Kural

Cuma, Ağustos 13th, 2010

Onunla öpüştüğünüzde nefessiz kalmasını, başını döndürmek mi istiyorsunuz? Eski moda öpüşmelerle başlayıp onu yatak odasına götürecek yeni öpüşme tekniklerini deneyin. Önereceğimiz yeni teknikler sayesinde partneriniz öpücüğünüzden çok memnun kalacak. İlk öpüşmenin filmlerdeki gibi öldürücü etkisi olmayabilir. Öpüşürken yırtıcı hayvan gibi davranmamaya ve mümkün olduğunca az tükrüklü olmasına çalışın. Öpücüğünüz iki insan arasında çok özel şeyler paylaşıldığını gösteren çok sıcak, ağır ve romantik olmalı. Çoğu kişi “sıcak ve ağır” tanımlamasını “ıslak ve dağınık” ile karıştırma hatasına düşer. Islak ve dağınık öpüşenler kadınlar tarafından beğenilmezler ve “kötü öpüşenler” listesinde yer alırlar. Bazıları bunu isteyerek yapabilir ve bunu etrafındakilere övünerek anlatabilir.

İşte en etkileyici 18 öpüşme kuralları..

  1. Bayanlar ve baylar öpüşeceğiniz zaman dudaklarınızı ıslatmayın. Bu ünlü bir şarıkıcının seyirci önünde şarkı söylemeye başlamadan önce boğazını temizlemesiyle eşdeğerdir.
  2. Öpüşürken diliniz  kutudan birden fırlayan kukla gibi ağzınızdan çıkmasın, ağzınızın hafif açık olması yeterli.
  3. Erken ortaya çıkan Fransız tarzı bu öpüşmeyi hemen denemeyin. Partnerinizin bunu denemeye çalışacağından şüpheleniyorsanız; 1) Ağzınızı kapatın, 2) Ağzınız açık olsun, dilinizi çıkarmayın.
  4. Öpüşmenin daha ateşli bir hal almasını istiyorsanız dilini hissettiğinizde hoşunuza gittiğini gösteren bir işaret verebilirsiniz. Bu süreç yarım saat ya da 30 saniye olabilir.
  5. Ağzınızı partnerinizinkinden çok daha geniş açmayın. Öpüşme taklit etme değildir.
  6. Öpüşürken kaba konuşmalar yapmayın.
  7. Dilinizi partnerinizin küçük diline değdirmeye çalışmayın.
  8. Dudaklarda başlayan öpüşme sonrası dudaklarınızı vücudun diğer yerlerinde gezdirmek için acele etmeyin. Ay ışığı altında yuvarlanmak, gezinmek romantizmi artırabilir. Bundan sonra kontrolü ele almak sizin elinizde.
  9. Çoğu kişi romantizmi yetişkinliğe geçiş döneminde önemser. Herşeyin ötesinde her ikinizde sadece öpüşmeye odaklandığınızda keyif alırsınız.
  10. İlk öpüşmeniz sonrasında kendi kendinize “kötüydüm değil mi?” gibi sözlerle  çamur atmayın. Gerçek kadınlar ve erkekler sadece bu andan zevk alırlar. (daha fazla…)

Beynimizi Nasıl Güçlendirebiliriz

Salı, Ağustos 10th, 2010

Öğrenmenin beyindeki nöronlar arasındaki bağlantıyı, dolayısıyla belleği de güçlendirdiğini söyleyen Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Önder Akyürekli, alzheimer hastalığının yüksek eğitim görmüş kişilerde daha az görüldüğünü söyledi.

Ege Üniversitesi tarafından bu yıl 8′inci kez düzenlenen Sağlık Halk Kongresi’nde beyin sağlığı ele alındı. Kongre kapsamında düzenlenen oturumun ilk konuşmacısı Prof.Dr. Önder Akyürekli, izleyicilere beynin görevleri ve işlevleri hakkında bilgiler verdi. İnsanın doğumuyla birlikte beyninde yaklaşık 100 milyar nörona sahip olduğunu belirten Prof.Dr. Akyürekli, “Tüm nöronların tükenmesi için 120 yıla ihtiyaç var, ancak çeşitli faktörler nedeniyle 70-80 yılda nöronların öldüğünü ve insan yaşamının sonlanmasına neden olduğunu görüyoruz” dedi.

Hastalık öncesi ve sonrasında yapılacak hafıza egzersizleriyle fonksiyon yetersizliklerinin yerine getirilebileceğini belirten Prof.Dr. Önder Akyürekli, öğrenmenin nöronlar arasındaki bağlantıyı, dolayısıyla belleği de güçlendirdiğinin altını çizdi.

(daha fazla…)

Sigara İçenler İçin Beslenme Önerileri

Salı, Temmuz 27th, 2010

Her geçen gün dünyada ve ülkemizde sigara içimine bağlı gelişen hastalıklardan dolayı yaşamını kaybedenlerin sayısı giderek artıyor.

Dolayısıyla sigara içimi toplum sağlığını etkileyen en önemli etkenlerden birisi haline gelmiş durumda. Sigaranın zararlı etkilerinin önüne geçmek için alınması gereken önlemlerin başında sigara kullanmamak ve sağlıklı beslenmek geliyor.

Sadece sigara içenlerin değil, sigara dumanına maruz kalanların da doğru bir beslenme programı uygulayarak sağlıklarını korumaları öneriliyor. Memorial Antalya Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Berna Ertuğ, nikotinin kaybettirdiklerini geri kazanmanın yolları hakkında bilgi verdi ve sigarayı bırakmak isteyenlere önerilerde bulundu.

Sigara kullanımı, vücutta hücrelerin hasar görmesine ve hücre ölümüne sebep olan serbest radikallerin oluşmasına neden olmaktadır. Bu serbest radikaller, vücutta doku hasarına, hücre yaşlanmasına ve hücre ölümüne kadar giden süreçleri başlatıp ilerletirler. Bu durum, gerek aktif içici gerekse pasif içicileri tehdit eden bir unsur olarak görülür. Kanda antioksidanların düşük olması; yaşlanma sürecini hızlandırdığı gibi şeker, kalp, kanser gibi birçok kronik hastalığın ortaya çıkışını kolaylaştırabilir.

Türkiye dünyada en fazla sigara tüketen ilk 10 ülke içerisinde yer alıyor

Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) yayınladığı Global Tütün Salgını 2008 adlı raporda; dünyada tütün 20.yüzyılda 100 milyon insanın ölümüne sebep olan küresel düzeyde en önemli ölüm sebebi olduğu, eğer önlem alınmazsa bu rakamın 21. yüzyılda 1 milyara çıkabileceği belirtiliyor.

(daha fazla…)