Pomponius’un bir metni dar anlamıyla ius civile’nin (vatandaşlar hukukunun) kanunlar ve usul hukukunun dava şekilleri, formula’ları ile değil, fakat hukukçuların eserleriyle oluştuğunu söylemektedir. Roma’nın orijinalliği, adalet organının hizmetinde bir hukukçu gurubuna sahip olmasıydı. (yunan şehir devletinde olmayan buydu.)Fikirlerinin otorite teşkil ettiği bu seçkin kişiler, daha sonra imparatorlar tarafından resmi auctoritas’la donatılmıştır. Davalardaki taraflara (davacıya davalıya) yol göstermişler, hâkimlere ve magistra’lara istişareler vermiş, birçoğu hukuk eserleri yazmışlardır. Davanın bütünü üzerinde değil (zira kararı vermek hakimin yetkisindedir), sadece ihtilafın mücerret bir unsuru, hukukun belirli bir unsuru üzerinde görüşünü bildirdiğinden, adaletin herkes açısından eşit olması için, benzer durumlardaki gibi, bir çözüm yolu bulmaya gayret eder. Eğer imparator Iustinianus’un emriyle, Digesta ismi altında hukukçuların eserlerinden yapılan geniş derlemeyi tekrar bulmasaydık, bu geniş hukuk yayını, bugün kaybolmuş olacaktı. Digesta, karışık bir şekilde, binlerce, hukuk kaynağını bazı değişikliklerle bize intikal ettirmektedir.
Seçim uyuşmazlıklarıyla ilgili sorunları çözmek ve seçimlerin genel gözetim ve denetiminden nihai olarak YSK görevinde yetkilidir.
YSK bir yüksek mahkeme değildir.
YSK seçim uyuşmazlıklarında kesin karar verme yetkisine sahip bir yüksek kuruldur. Her ne kadar anayasada yargıya ilişkin maddelerle ilişkilendirilmiş ise de anayasal birmerc ve yüksek kurul olduğu söylenebilir.
İllerde il seçim kurulu ilçelerdeyse ilçe seçim kurlu seçimlere yapılan itirazları inceler ve seçimleirn gözetim ve denetimden oluşur.
YSK 7 asıl 4 yedek üyeden oluşur 6 sı Yargıtay 5 i Danıştay dan seçilir.
Devamını Okuyun>
Olay : Tavuğun biri yolun karşı tarafına geçiyor.
Soru : Tavuk neden karşıdan karşıya geçiyor?
Cevaplar
Rene Descartes : Yolun diğer tarafına geçmek için.
Platon : İyiliği için.Gerçek, öteki taraftadır.
Aristoteles : Karşıdan karşıya geçmek tavuğun doğasıdır.
Karl Marx : Tarihsel olarak kaçınılmazdı.
Hipokrates : Pankreasının aşır salgısı yüzünden .
Martin Luther : Tüm tavukların, nedenini açıklamak zorunda kalmadan,özgürce karşıdan karşıya geçtikleri bir dünya düşlüyorum
Hiyerarşik yapıda oluşturulmuş olan tablolar bütünlüğüne veritabanı denir. Veritabanı (database) içersideki veriler mutlaka hiyerarşik bir yapıda olmalıdır. Veritabanı kavramını anlatmak için çeşitli tanımlar verilebilir:
1- Veri tabanı, belli bir alanda ve birbirleriyle ilişkili olarak düzenlenmiş veriler topluluğudur.
2- Veri tabanı, bir çok kullanıcı tarafından kullanılan birbirleri ile ilişkili geniş bir veri kümesinin düzenlenmesi, depolanması ve sorgulanması için kurulan sistemdir
3- Veri tabanı, bir çok uygulamaya hizmet vermek için zararlı ve gereksiz veriler hariç ilişkili verilerin saklandığı bir veri topluluğudur.
4- Veri tabanı bilgisayar temelli bir kayıt tutma sistemidir. Sistemin amacı verileri kayıt etmek ve bakımını yapmaktır.
Devamını Okuyun>
Delphi ile veritabanınız arasında yapacağınız bağlantı alias tanımlama işlemleriyle çok daha kolay olacaktır.
Delphi ile programlar hazırlarken veritabanlarınız arasında her defasında o veritabanı neredeydi, şu nereye kayboldu derdini rahatlatacak çözümdür alias tanımlama… Alias tanımlayarak delphide aliasınızı seçerek programın otomatik olarak veritabanı dosyasını bulmasını sağlayabilirsiniz.
Bunun için:
Programlarınız içinde Borland Delphi bölümünde BDE Administrator’u çalıştırmalısınız. Bunu Denetim Masası’nda da (Control Panel) bularak yapabilirsiniz.

Açılan pencerede mevcut tüm aliaslarınızı görürsünüz. Yeni bir veritabanı oluşturduğunuzda onu bir takma isimle çağırmak için “Object” üst menüsünden New seçilir ve açılan pencerede seçeneklerden biri seçilir. Genelde standart seçimi işinizi görür, eğer daha uzmanca bir iş yapmıyorsanız:

Bu resimde de göreceğiniz üzere oluşturduğunuz yeni takma ismi belirleyebiliyorsunuz. Burada ben abcde gibi bir isim belirledim.
Bu bölümde yapılacak ikinci iş path bölümünü veritabanınız nerede ise ona göre seçmektir.
Bütün bu işlemlerden sonra pencerede üstte göreceğiniz mavi ok işareti bu seçimleri uygulamaya sokar ve alias’ınızı tanımlamış olursunuz.
Delphideki formunuza bir table nesnesi aldığınızda örneğin, object inspector penceresinde Database Name olarak seçtiğiniz isim işte sizin kısayol olarak atadığınız alias (takma ad) ismi olacaktır. Hangi alias’ı seçerseniz yine object inspector penceresinde o alias’a bağlı veritabanlarınızı görürsünüz.
Bir alias ile birden fazla veritabanı görüntülemenin yolu ise şu: Bir alias tanımladığınızda onun “path” bölümünde belirlediğiniz klasöre kullanacağınız tüm veritabanı dosyalarını yerleştirdiğinizde o klasördeki tüm veritabanlarını tek alias ile Delphi kullanırken görebilirsiniz.
TBMM milletvekilliği sayısında azalma ile karşılaşıyor. Boşalma olursa ara seçime gidilir. Ancak boşalan üyelerin sayısı üye tam sayısının % 5 ini bulduğu hallerde her seçim döneminde 1 defa yapılmak şartıyla ara seçimlerin 3 ay içinde yapılmasına karar verebilir. Genel seçimden itibaren 30 ay geçmedikçe ara seçim yapılamaz . yine genel seçimlere 1 yıl kala ara seçim yapılamaz.
Bir ilde tüm milletvekillerinin üyeliği düşmüşse bu durumda ne olacak?
Bir ilin veya seçim çevresinin parlamentoda üyesinin kalmaması halinde boşalmayı takip eden 90 günden sonraki ilk Pazar günü orada ara seçim yapılır.
C NEDIR ?
C programlama dili, Dennis Ritchie tarafindan Bell laboratuarlarinda
yaratilmistir. PDP-11 ile Unix altinda calismak icin yaratilmis olmasina
ragmen, ilgi uzerine MS-DOS altinda calisacak hale getirilmistir.
Basitligi, olusan kodun kucuklugu, ve her cesit programlamada
kullanilabilmesi, C yi populer bir dil yapmistir.
C, cok kestirme olmasi nedeni ile, yeni bilgisayarlara baslayanlar icin
ogrenmesi zordur. Bir programci, C ile ust seviyelerden, assebly’ye
yaklasan alt seviyelere kadar programlama yapabilir. C nin sagladigi bu
rahatligin yaninda, tehlikeleride de vardir. Ornegin, makineyi
kilitleyebilecek bir program yazmak, Pascal yada BASIC de yazmaktan cok
daha kolaydir. Bir Pascal derleyicisinin fark edip uyaracagi bir hatayi, C
derleyicileri fark etmeyebilir. C de, kendi basinizasiniz..
NIYE C?
Bu gun IBM-PC icin yazilan piyasadaki yeni programlarin yuzde 75′i, C ile
yaziliyor. MicroSoft, Macro Assembler 4.0 i cikardiktan sonra, onu C ile
yazdiklarini acikladi. Herhalde icinde birkac assembler rutin vardir ama,
cogunlugu C ile yazilmistir.
C, bir komite degilde, bir kisi tarafindan yazilmis oldugundan, cok
kullanisli bir lisandir, fakat cok iyi tanimlanmamistir. C icin bir
standart yoktur, ama ANSI grubu, bu konuda calismaktadir. Isin ilgincligi,
bir standart olmamasina ragmen, degisiklikleri cok azdir. Halbuki iyi
tanimi olan Pascal dilinin, derleyicileri birbirinden cok farklidir, ve
bir Pascal programini bir bilgisayardan digerine gecirmek zordur..
C nin Tasinabilirlik referanslari iyi olmasina ragmen, derleyiciler
arasinda farkliliklar vardir. Bu degisiklikler genellikle BIOS
fonksiyonlari gibi standart olmayan seyler kullanildiginda kendini
gosterir.
TANIMLAYICI ISIMLERI
Fonksiyon ve degisken isimleri, harfler ve rakkamlardan olusabilir. Ilk
harf ya bir harf yada alt-cizgi karakteri olmak zorundadir. geri kalanlar
ise, harf, rakkam yada alt cizgi olabilir. Iki nokta onemlidir:
(1) Buyuk ve kucuk harfler farklidir. Bir programda “ISIM”, “iSiM” ve
“isim”, degisik tanimlayicilardir.
(2) C’de, en fazla sekiz karakter onemlidir. Bir tanimlayici 8 karakterden
uzun olabilir, fakat ilk sekizi sayilir. Bu derleyiciniz icin boyle
olmayabilir.
DERLEYICI
Bu derste bircok ornek program sunacagim. Bunlari istediginiz herhangi bir
derleyici ile derleyebilirsiniz, fakat kullanim kolayligi bakimindan
QuickC derleyicisini tercih etmenizi tavsiye ederim.
c++ dersleri 2.bölüm
ILK C PROGRAMINIZ
En basit C programi:
main()
{
}
Bu bir programdir, ve bunu kisaltmanin, basitlestirmenin bir yolu yoktur.
Isin kotu tarafi, bu program birsey yapmaz. Buradaki en onemli kelime,
main() sozcugudur. Her programda olmasi gereken bu sozcuk, daha sonra
gorecegimiz gibi, ilk satirda olmak zorunda degildir, fakat bir giris
noktasi saglamasi nedeni ile gereklidir. Bunu takiben, iki tane parantez
vardir. Bunlar da, main’in bir fonksiyon oldugunu belirtir. (Bir
fonksiyonun tam olarak nelerden olustugunu daha sonra gorecegiz)
Programin kendisi ise, iki kume isareti arasinda yer alir.
Hoca defansif orta saha istiyorsa ucuza kaliteli, verim alabileceği bir oyuncu olur Diaz. Ben mesela defansif orta saha yerine sol açık transferi bekliyordum. Defansif orta saha için Barış veya Ceyhun da değerlendilebilirdi.
Diaz defansif orta saha olduğu gibi sol bekte ve stoperde de oynayabilen bir oyuncu. 3 mevkide de izleme şansım olmuştu. Sol bekte ve orta sahada iyi oynadığını biliyorum ama stoperde çok aksayan bir oyuncu. En son Karabağ maçında stoper oynamıştı ve çok hata yaptı. Futbolu sert oynayan bir oyuncu. Burda oynanan futbola yabancılık çekmez. Fizik gücü yüksek yerden ve havadan etkili, top kullanma konusunda fena değil. Tabi Colman ve Selçuk gibi ince paslar atmasını bekleyemeyiz kendisinden. Seri ve tek pas oynamayı seviyor; riski seven bir oyuncu değil. Fazla top kaybı yapmıyor. Bunun dışında zaman zaman ileri çıkıp sürpriz goller de atabiliyor. Ortalama bir orta saha oyuncusu olduğunu düşünüyorum futbolu gösterişsiz ama verimli bir oyuncu tam bir görev adamı.
